• TR
  • EN

Depresyonla Yaşamak Zorunda Değiliz

Kendimi sürekli yorgun hissediyorum. İçimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Boynum ve başım devamlı ağrıyor...

Etrafımdaki herkese kızgınım, devamlı neyin var diyorlar, bu beni çok rahatsız ediyor, kimseyle konuşmak içimden gelmiyor.

Sabahları uyanmak içimden gelmiyor.

 

Bu cümleler size de tanıdık geliyor mu ? Bir bireyin kaygı, üzüntü, korku, çaresizlik, umutsuzluk gibi duyguları zaman zaman yaşaması hayatın normal gelişiminin bir parçasıdır. Ancak bu duygular bazen daha yaygın bir hale bürünüp, kişinin gündelik hayatını ve işlevselliğini etkileyebilir. Böyle bir durumda depresyondan bahsedebiliriz. Depresyon, psikolojik sorunlar literatüründe üzerinde çok konuşulan, hakkında çok şey söylenen/yazılan konuların başında gelmektedir. Aynı zamanda, dünyadaki sağlık harcamalarında ilk sıralarda yer almasıyla da dikkat çekici bir özelliğe sahiptir. Peki depresyon nedir ?

Depresyon kişinin çalışma, uyku, yeme, ve bir zamanlar keyif veren aktivitelerden zevk alma kabiliyetine engel olan semptomlar içeren bir duygu durum bozukluğudur. Depresyon genel olarak isteksizlik, hayattan zevk alamamak ve içinden hiçbir şey gelmemek gibi belirtiler içermektedir. Belirtiler duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel şekillerde kendini göstermektedir. En dikkat çekici belirtisi çökkün ruh hali, zevk almada belirgin azalmadır. Kişi duygusal olarak kendini mutsuz, karamsar, yalnız ve ümitsiz hisseder. Eskiden  severek yaptığı işleri bile artık zevk alarak yapamaz. Depresyon aynı zamanda zihinsel faaliyetlerimizi de engellemektedir. En sık görülen belirtiler dikkatini toplayamama ve unutkanlıktır. Depresyondaki bir insan pek çok insan tarafından olumlu ve iyi kabul edilebilecek şeyleri bile olumsuz olarak algılamaktadır. Kişi değerlendirmelerini tamamen öznel ve olumsuzluk penceresinden çarpıtarak yapar. Bu çarpıtmalar genellikle felaketleştirme, seçici odaklanma, olumluyu yok sayma, etiketleme, aşırı küçümseme/yüceltme, abartmadır.

Her insanın birkaç gün kendini üzgün, yalnız, veya ümitsiz hissettiği zamanlar vardır. Depresyon, kesinlikle “geçici üzüntü” ile aynı şey değildir. İşte bu noktada atlanmaması gereken önemli bir ayırım bulunmaktadır. Depresyon kişinin hayat işleyişinizi engelleyerek fonksiyon bozukluğuna sebep olmalıdır. Depresyondaki bir kişi, hayatın akışı içinde bir iyileşme gösterememektedir. Belirtiler her gün veya günün çoğunda veya en azından iki hafta içinde hemen hemen her gün görülmelidir.

Psikiyatrik açıdan, henüz hiçbir psikopatolojinin oluşum nedeni kesin olarak ortaya konmamıştır. Dolayısıyla depresyon nedenleri  henüz tam olarak bilinmemektedir. Genel anlamda biyolojik nedenler, genetik nedenler ve psikososyal nedenler depresyonu tetiklemektedirler. Yapılan birçok çalışma göstermektedir ki beyindeki bazı maddelerin miktarı (nörepinefrin, serotonin, bazı hormonlar vb.),  aile bireylerinin geçmişinde depresyon bulunması, stresli bir yaşam sürmenin depresyonla yüksek oranda ilişkisi bulunmaktadır.

Peki biz depresyonun yol açtığı bu olumsuzluklardan nasıl kurtulabiliriz? Günümüzde orta dereceli ve şiddetli depresyonun tedavisinde en çok tercih edilen yöntemler antidepresanlar ve psikoterapi uygulamalarıdır. Çoğunlukla iki yöntemin birlikte uygulandığı depresyon tedavilerinde başarı oranının daha yüksek olduğu görülmektedir. Son dönemde bu alanda gerçekleştirilen araştırmalar özellikle depresyonun daha hafif formlarında psikoterapinin en etkili tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir. Psikoterapi gerekli eğitimi almış bir klinik psikolog/psikiyatr ile " psikiyatrik hastalık/psikolojik temelli" sorunlarının çözümü için kendisine başvuran danışan, hasta, çift, aile ve gruplar arasında gerçekleşen "tedavi amaçlı işbirliği-iletişim" sürecidir. Terapide amaç beyindeki işleyiş bozukluğunu düzeltmektir. Psikoterapi, sistemin işleyişine reset atmak ve yeni işlevsellik kazandırma sürecinin tamamıdır. Duygu-düşünce ve davranış üçlüsünün bu bağlamda değerlendirilmesi, kilit noktaların belirlenmesi ve depresyona sebep olan etkenlerin bireyin farkındalığı ile bilinç düzeyine çıkarılma amaçlanmaktadır. Depresyonun neden olduğu olumsuz semptomlar uygun terapi yöntemleri ve süreciyle azalmakta ve kişiye daha kaliteli bir yaşam sunmaktadır. Depresyon terapisinde danışanın ilk önce, bilişsel yapısı/hayata bakışı konusunda farkındalık sağlanır ve daha sonra da otomatik düşüncelerini, ara inançlarını daha olumlu ve faydalı olanlarıyla değiştirmek öğretilir. Bu da danışana “hayatını yeniden inşa etme” şansını sunmaktadır.

Depresyon Tedavisinde EMDR Terapisi

Son yıllarda geliştirilen özgül psikoterapi tekniklerinden biri de kısaca EMDR olarak adlandırılan ve travmatik yaşantılarla ilgili genellikle olumsuz duygu ve düşünceleri zihinde yeniden işlemden geçirmeye dayanan bir yöntemdir. Bu yöntem genellikle bellekte dağınık bir biçimde kalan anıları birleştirme, gözden geçirme ve kişinin kendine verdiği değer duygusundaki azalmayı yeniden zihin süzgecinden geçirme olanağını veren bir yaklaşımdır. Bu açıdan EMDR,  depresyon gibi duygu durum bozukluklarının yol açtığı olumsuz düşüncelerin yeniden işlenmesi için başarılı bir tedavi şeklidir. Birçok terapi yöntemi depresyon tedavisinde uzun bir süreci gerektirirken, EMDR terapisi bu süreci kısaltarak tamamen depresyondan kurtulmayı mümkün kılmaktadır.  Depresyonun altında yatan olumsuz geçmiş yaşantıların ve başlamasına neden olan tetikleyici durumların keşfedilmesi ve bunların EMDR terapi tekniği ile tek tek ele alınması, terapistle birlikte danışanın bu anılar üzerinde çalışması ve olumsuz inançların olumlu, pozitif bir hale dönüştürülmesiyle depresyonun tedavisi sağlanmaktadır.

EMDR terapisi sadece depresyonu yenmenize yardımcı olmaz, hayata, ilişkilerinize yeni, olumlu bir bakış kazanmanıza da yardımcı olmaktadır. Yaşadığınız ruh hali artık sizin için dayanılmaz hale geldiyse, aklınızda sürekli tatsız anılar dönüyor ve bunları arkanızda bırakamıyorsanız bir terapist yardımıyla EMDR terapisi ile travmalarınızı tedavi ederek, kendinizle ve hayatla barışmanızın vakti gelmiş demektir. Kendinize dönüşüm için bir fırsat vermek, kendinize ve hayata daha farklı bir pencereden bakma fırsatını yaşamak için EMDR terapisini deneyimleyebilirsiniz.

Uzm. Psikolog

Nazlı ŞERİFOĞLU

RANDEVU ALIN